Nisan, 2008 için Arşiv

- Doktor beni morga mi goturuyorsunuz?..

- Evet.

- Ama ben daha olmedim ki…

- Olsun biz de daha gelmedik zaten….

Comments Yorum yok »

-Anne Melekler Uçarmı ?

- Uçar. - Bütün melekler mi?

- Evet.

- Peki bizim hizmetçi kız neden uçmuyor?

Annesi şaşırır: - Hizmetçi neden uçacakmış kızım?

- Babam konusurken ona hep “Melegim!” diyor da. Anne öfkeyle fırlar:

- Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar

Comments Yorum yok »

Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas’in yolunu tutar… Ve inanilmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanir.Hemen otel yonetiminin kendisine tahsis ettigi kral dairesine cikar ve karısına telefon eder: “Hayatim, evde misin?” “Evet kocacigim.” “Iyi. Hemen hazirlan o zaman. Cabuk bavulunu hazirla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandim.” Kadin sevinc dolu bir ciglik atar “Ayyyyyyyyyyy harikasin!! Hemen hazirlaniyorum.. Peki ama nereye? Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Guney Amerika?…” Adam cevap verir: “Umrumda degil. Sadece eve dondugumde coktan gitmis ol.”

Comments Yorum yok »

Fransiz delikanli, Paris’in bulvar kafesinde oturmus, tipik kahvaltisini yapiyor. Kahve, kruvasan, ekmek, tereyag, recel Yan masaya agzinda cikleti ile tipik bir Amerikali turist oturmus, sohbet baslamis. Amerikali: -”O ekmegin hepsini yiyecek misin?” Fransiz:-”Tabii” Amerikali : Biz yemeyiz, icinden biraz alir yeriz, kalan bir ficida toplanir, fabrikaya gider, kruvasan yapilir, Fransa’ ya satilir.” Fransiz cevap vermemis. Amerikali: -”Recel de yer misiniz?” Fransiz (Ofkeli): -”Tabii” Amerikali : Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarini, cekirdeklerini, curumuslerini bir ficida toplar fabrikaya gonderir, recel yapar, Fransizlar’ a satariz.” Fransiz: -”Peki siz kullandiginiz prezervatifleri sevistikten sonra ne yaparsiniz?” Amerikali: -”Atariz tabii” Fransiz: -”Biz atmayiz. Bir ficida icindekilerle biriktirir, fabrikaya gonderir, ciklet yapar, Amerika’ ya satariz!”

Comments Yorum yok »

Yakışıklı bir genç ve yaşlı bir Yahudi uzun bir tren yolculuğunda aynı kompartımanı paylaşırlar. İhtiyar biner binmez, genç adam saati sorar, ancak yanıt almaz. Tüm gece süren yolculuk boyunca da hiç konuşmazlar. Ertesi sabah, varış¸ istasyonuna gelmeden önce, ihtiyar “Şimdi saat 8.30 oldu!” der. Genç, şaşkınlıkla “Niye ancak şimdi cevap verdiniz ki?” diye sorar. “Bakınız, genç adam: Size dün akşam saati söylemiş olsaydım, sohbete baslayacaktık. Bana muhtemelen, benim de gittiğim kente yolculuk ettiginizi ve belki de oraya ilk kez gittiğinizi söyleyecektiniz. Ben de, iyi bir insan olduğum için, sizi evime davet edecektim. Orada kızım ile tanışacaktınız. Çok güzel bir kız olduğu için, onu kesinlikle beğenecektiniz. Eh, siz de çirkin sayılmazsınız - o da, sizi beğenecekti. Kuvvetle ihtimaldir ki, bu iş evliliğe kadar gidecekti. Ben de düşündüm: Saati bile olmayan meteliksiz bir damatla, benim ne işim var.

Comments Yorum yok »